Son Haberler

Özkan Özkaymak: “Ben büyüğüm, ben bunu yaparım devri bitti”

RÖPORTAJ: Erkan YILMAZ

Özkaymak Turizm Yönetim Kurulu Üyesi Özkan Özkaymak ile pandemi süreciyle birlikte sektörün mevcut durumunu ve geleceğine yönelik bir söyleşi gerçekleştirdik. Pandemi nedeniyle insanların özellikle şehirlerarası seyahatlerini azalttığını, imkanı olanın da kendi arabası veya kiralık araçlarla ulaşımı tercih ettiğini belirten Özkan Özkaymak, “İnsanların çok mecbur kaldığında otobüsü kullandığını gözlemliyoruz. Tedbirler kapsamında alınan kararlarla birlikte kapasitenin yüzde 50’sini kullanma imkanımız var. Oysa yüzde 100 kapasite kullanma imkanı verilse dahi bu kapasiteye ulaşabileceğimiz yolcu yok” dedi. 

Birçok firma finansman sıkıntısı yaşıyor
Salgın sürecinin başladığı andan itibaren tüm araçlarında ve hizmet süreçlerinin tamamında gerekli önlemleri aldıklarını belirten Özkan Özkaymak, “Bu süreçte biraz da sefer planlamalarımızı daha iyi yapmaya odaklandık. Sefer sayılarımızı azalttık. Birçok firma şu anda finansman sıkıntısı yaşıyor. Alınan araçlarla ilgili ödenmesi gereken kredi borçları var. Bir yandan da döviz aldı başını gidiyor. Aracı aldığında Euro kuru 5-6 lira iken şu anda 9 liranın üstünde. Arabalar yüzde 100 dolu şekilde çalışsa bile elde edilen gelirler şu anda araç kredisini ödemeye yetmez, yetmiyor. Şu an arabasını satmak isteyen çok, ancak alıcı var mı, yok. Sektör maalesef daralacak” dedi. 

Araç yatırım hedefi 
2019’un sektör açısından çok verimli geçtiğini, herkesin 2020 yılına büyük beklentilerle girdiğini, şu anda belirsizliğin hâkim olduğunu belirten Özkan Özkaymak, “Pandemi yaşanmasaydı çok iyi bir yıl geçireceğimizi düşünüyorduk. 2020, bizim için 60’ıncı yılımız olması açısından da önemliydi. Bu yıla yönelik 15-20 araçlık bir yatırım planı yapmıştık. Ancak pandemi süreciyle birlikte bu yatırımları durdurduk. Bir belirsizlik yaşanıyor. Salgının yeniden arttığı açıklanıyor. Bundan sonrası, kış mevsimiyle birlikte çok daha zor geçecek. Firmaların hesabını, kitabını çok daha iyi yapması gerekiyor. Rakibim şu saatte gidiyor diye, illa ben de o saatte gideceğim diye bir anlayışın kalmaması gerekiyor. Gerçekten verimli bir sefer ortamı oluşuyorsa ona göre hareket edilmesinin daha doğru olacağını düşünüyorum. Rakibim saat 15:00’te araç kaldırıyor, rakibimi yalnız bırakmayayım, ben de aracı sefere göndereyim mantığının bitmesi lazım” diye konuştu.

Hızlı tren ve havayolu
Diğer taşıma modlarının sektöre etkilerine yönelik, Özkan Özkaymak şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçen seneye kadar, bir şekilde hızlı trenle kombine taşımacılık süreci oluşturduk ve bize vereceği zararı minimize ettik ama hızlı trenin yolcusu da kendine göre. Onunla yarışmanın bir anlamı yok. Hem fiyat yönünden hem zaman yönünden hızlı tren avantajlı. Tren Ankara’ya 1 saat 55 dakikada gidiyor, sen 3,5 saatte gidiyorsun. Yarışmak mümkün mü? Zaten sosyal devlet anlayışı ile tren fiyatları otobüsten daha düşük. Pandemi öncesinde otobüs bilet fiyatı 50 TL iken business  tren bileti 51, ekonomik sınıf da 37 liraydı. Burada havayolu taşımacılığını ayrı bir şekilde değerlendirmek gerekiyor. Havayolu tarafında bir haksızlık söz konusu. Otobüslere yüzde 50 kapasite şartı varken, sezon boyunca havayolu taşımacılarının yüzde 100 kapasite ile sefer yapmaları sağlandı. Üstelik otobüs bilet fiyatının altında, zararına taşımacılık yaptılar. İki mod arasında pek adil davranılmadığını düşünüyorum.” 

Otobüs firmaları ve otobüsçüler kaynaklarını  iyi yönetemedi
Otobüs firmaları ve otobüsçülerin mevcut kaynaklarını bugüne kadar iyi yönetemediğini savunan Özkaymak “Her şeyi devletten beklemek de yanlış. Otobüsçü bugüne kadar mevcut kaynaklarını çok iyi yönetemedi. Evin yaramaz çocuğu gibi parayı hunharca harcıyor, sonunda devlet bana yardım etsin yaklaşımı da yanlış. Sen bu zamana kadar bir maliyet hesabı yapmamışsın, ne gidiyor, ne geliyor bunları düzenli tutmamışsın, şimdi de ‘ben bittim’ diyerek devletten yardım istiyorsun” dedi.

60 yılda en büyük özelliğimiz
Ulusal firmaların da çok zorlandığı bir sürecin yaşandığını belirten Özkan Özkaymak, “Ulusal firmaların da maliyetleri çok ağır. ‘Ben büyüğüm, ben bunu yaparım’ devri bitti artık. Herkes hesabını kitabını çok iyi yapmak zorunda. Biz en zorlu dönemlerde bile belki biraz zorlansak da tasarruf planlarımızı yapıp kendi önlemlerimizi alıyorduk hızlıca. Özkaymak Turizm’in sektördeki 60 yıllık sürecindeki en önemli özelliği istikrarı bozmama anlayışı oldu. Belli bir kuralınız olmalı ve ona uygun davranmalısınız. Bizim birçok alanda faaliyetimiz var, zarar etsek dahi bu iş  dede mesleğimiz, sonuna kadar devam edeceğiz” dedi. ■

Have your say